“AN” NE AKREP, NE YELKOVAN; “AN” HEM AKREP HEM YELKOVAN’I HAREKET ETTİREN NOKTADIR (.)

“AN” NE AKREP, NE YELKOVAN; “AN” HEM AKREP HEM YELKOVAN’I HAREKET ETTİREN NOKTADIR (.)

Bu boyut, şu an şimdi bulunduğunuz ve bu yazıyı okuduğunuz boyut her zaman aynı zaman içinde var olacak. Şu an hep olacak, ama ruhlar gelip geçecek. Kimsi bu yazıya rastlayacak, kimsisi henüz rastlamayacak. Ama bir an gelecek ve rastlayacak bu yazıya. Çünkü bu an bir kısır döngünün parçası. Hani diyorlar ya “şu feleğin çarkına” diye, işte o çark içinde bulunduğunuz an”ın çarkı, çoğunun içinde bulunduğu çark.

Birkaç ruh var, bu çarkı dışarıdan görebilen, ama yine de bu çarkın içinde görünen. Onlar çarkın işleyişinin devamlılığından ve işlevselliğinin düzgün çalışmasından sorumlu. Bunlara çoğunluk bilge-ermiş diyor. Onlar sosyal olaylara pek karışmazlar. İzleyicidirler, yorum yapmaz, sadece dinlerler. Seyrederler, çok konuşmazlar, isteyene tavsiye verirler ve hiç bir zaman nasihat dahi etmezler. Onlar da sırayla gelirler-giderler bu boyuttan. Kimi gönüllü, kimi mahkumdur.

Bulunduğunuz an eşsiz bir andır. Herkes bu an’ın içinden mutlaka geçmiştir-geçecektir de. Bu nedenle her devrin olayları, sosyal yaşamları tanıdık gelecek. İçinde bulunulan an bir kedinin merdiven hem inip- hem çıktığı andı, tıpkı schrödinger’in kendisi gibi bir durumdan bir duruma geçmeyip sonsuz an’da olması gibi. Ve bu an hep var olacak, o an’ı deneyimlememişler hep olacak. Bu sebeple de her devir tanıdık gelecek o an’ı yaşayıp geçmiş olanlara. Yaşadıkça da onlar geçecek bilgelerin-ermişlerin yerine. Çünkü onlar da bilgeleşip, erecekler an’ın sırrına… M:R

Minerva Rinda 199
Cevap bırakın